Vajinismus

Vajinismus Nedir?

Vajinismus Nedir

Vajinismus, her yaştan, her kültürden, her dinden, her sosyoekonomik ve eğitim seviyesinden, bekar, ya da evli kadınları etkileyebilen ve de Türkiye’de kadınlarda en sık görülen cinsel işlev problemlerinden biridir. Özellikle Türkiye gibi cinselliğin baskı altında tutulduğu ülkelerde kadınların cinselliği kabus gibi algılamalarına yol açan, seksi adeta zehir eden, çiftlerin cinsel yaşamlarını çıkmaza sokan, ortaya çıktığında da büyük üzüntü ve çaresizlik yaşanmasına yol açan bir korku ve korunma refleksidir.

Ülkemizde evli ve cinsel hayatı olan her 10 çiftten birinde görülen vajinismus, vajina girişini çevreleyen pelvis kaslarının istem dışı kasılarak cinsel birleşmede acı ve ağrıya neden olması veya bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi şeklinde tanımlanabilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ise vajinismus, kadının olmasını arzu ettiği halde, penis, parmak veya başka bir objenin vajinal girişini sağlamak konusunda sıkıntı yaşaması, genellikle eşlik eden kaçınma, kas kasılmaları ve ağrı beklentisi korkusu ya da deneyimi olması şeklinde tanımlanmaktadır. Kasılmalar, cinsel birleşme dışında jinekolojik muayene esnasında da ortaya çıkabilir.

Öte yandan kısaca vajinismus; fiziksel bir engel olmamasına rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi, verememesi durumudur…

Vajinismus’un esas nedeni psikolojiktir ve oluş nedenleri kişilere göre farklılık gösterir. Değişmeyen ise kaçınma ve erteleme problemi olduğu gerçeğidir. Vajinismuslu kadınlar için cinsel birleşme her zaman ağrıyı çağrıştırır. Bu ağrı ilk deneyimde yaşadığı gerçek bir ağrı olabileceği gibi daha önce yaşamadığı hayali bir ağrı algısı da olabilir. Ayrıca aşağıda sayılan ve kadınların hem günlük yaşamlarını hem de sosyal ilişkilerini zedeleyen bazı ortak korkuların varlığı da sıklıkla eşlik eden durumlardandır:

  • Normal doğum
  • Jinekolojik muayene
  • Doktor korkusu
  • Diş hekimi korkusu
  • Enjeksiyon korkusu
  • Evde yalnız kalma korkusu
  • Karanlıkta kalma korkusu
  • Kapalı yer korkuları
  • Çeşitli hayvan korkuları: Özellikle kedi-köpek, böcek, kuş, yılan, fare vb.

Çiftlerin bu olumsuzluğu sorun olarak kabul etmek istememeleri ya da durumu kabullenip doktora başvurmaktan kaçınmaları sıklıkla gördüğümüz bir durumdur. İlk girişimdeki başarısızlıktan sonra her iki eş de genellikle sorunun geçici olduğunu ve çözüleceğini düşünür. Daha sonraki girişimlerde de ilişki gerçekleşmeyince kadında sıkıntı, gerginlik, kadınlığında eksiklik olduğu düşüncesi ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise eşi tarafından istenmediği, reddedildiği düşüncelerine kapılmaya başlar. Kadındaki istem dışı bu tepkiler, erkek tarafından, naz, kapris olarak algılanabilir ve “Herkes nasıl yapıyor? Sen elimde değil diyerek yalan söylüyorsun, naz yapıyorsun” diyerek, eşlerinin bu güçlüklerine yardım etmek yerine tam tersi şekilde eleştirerek ve suçlayarak, onların korkularını daha da artırabilirler. Bu nedenle benim önerim, en azından 1 hafta kadar beklenip, sorun kendi başına çözülmezse profesyonel yardım alınması şeklindedir. Danışmanlık yaptığım vakalarda, erkeklere bu durumun hem istem dışı hem de psikolojik kökenli bir rahatsızlık olduğunu ve de çiftin ortak problemi olduğunu söylediğimde, çok şaşırıyor ve inanmakta zaman zaman zorluk çekiyorlar.

Sonuç olarak vajinismus şikâyeti ile bize başvuran bu çiftler, aslına bakacak olursanız, yeni evlenen çiftler içerisinde en şanslı grubu oluşturmaktadır. Biz, cinsel ilişkiyi sadece penisin vajene girmesi olarak değil; kadın ve erkeğin karşılıklı bedensel, zihinsel ve ruhsal doyumunu sağlayan doğal bir mucize olarak görüyoruz. Cinsel terapi sürecinden geçmiş çiftler üzerinde yaptığımız araştırmalar bize gösteriyor ki böyle bir yeniden yapılanma sürecinden geçen çiftlerin evlilikleri, iletişim boyutları ve cinsel yaşamları daha olumlu seyretmektedir. Bu çiftler, gerçek cinsel mutluluğu daha çabuk yakalamakta ve ‘biz’ olmayı daha iyi başarmaktalar. Başlangıçta zor gibi görünen yol, içine girildiğinde en kolay ve en keyif veren yol halini alabilmektedir.

Unutulmamalıdır ki, vajinismusun %100 tedavisi vardır ve bu tedavi sadece cinsel terapidir.


Vajinismus Tedavisi

Vajinismus Tedavisi

Cinsel organlar denildiğinde akla genellikle penis ve vajina gelir. Oysa ki en önemli cinsel organımız beyindir, çünkü cinsellikten alınan haz tamamen duygularımız ve düşüncelerimizle bağlantılıdır. Eğer kişinin cinsellikle ilgili olumsuz duygu ve düşünceleri varsa cinsel ilişkiden haz alması da zordur. 

Normalde vücut ve zihin, penis girişine izin verir, cinsel ilişkiyi olumlu ve de keyifli bir beklenti olarak öğrenir, ilk birkaç cinsel deneyimden sonra da cinsel ilişki çok daha tatminkar ve haz verici hale gelir. Vajinismus problemi olan kadınlarda ise vücut ve zihin asla cinsel ilişkiye yönelik ortak ve pozitif bir deneyime sahip değildir. Vajinismuslu kadınlardaki olumsuz cinsel mesajlar çok çeşitlidir ve bu mesajlar vajen kaslarının istemsiz refleks bir tepki gibi kasılması için tetikleyicidir. Böylece; her türlü vajen girişimi ağrılı olur ve cinsel ilişki imkansız hale gelir. Ayrıca, her türlü ağrılı girişim de bu hafızanın güçlenmesine neden olmaktadır. Bu durum oluştuğunda da, her ne kadar kadın “eşimle cinsel ilişkiyi istiyorum” dese de, her denenen ilişkide erkek “kendini bir duvara çarpmış”, kadın da “kendi bedeni üstünde kontrolü tamamen kaybetmiş” gibi hisseder.

Vajinismus bir hastalık değil, %100 tedavi edilebilir ailesel bir problemdir; yani kadının ve erkeğin ortak problemidir. Bu nedenle hiç bir taraf diğerini suçlamamalı, aksine birbirlerine karşı anlayışlı olmalıdır. Vajinismuslu çiftler fiziksel, duygusal ve zihinsel bir tedaviye gereksinim duyarlar. Bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için kadının ve erkeğin rahatlatılarak gevşetilmesi, heyecan ve korkularını yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için de uygun psikolojik destek sağlanması gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki zihin mükemmel bir şifa kaynağıdır.

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDEKİ EN ÖNEMLİ FAKTÖR GÜVENDİR

Sebebi her ne olursa olsun bir erteleme ve kaçınma problemi olan vajinismusun tedavisi mümkündür. Cinsel hayatın penis-vajina birlikteliğini içermemesi, sağlıklı olmaması kişinin ruh sağlığını bozabilir, günlük hayatını ve tüm ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Aldatma, duygusal ve fiziksel şiddet, saygısız davranışlar, duygusal tatminde azalma, herkesin rahatça girdiği cinsel ilişkiye“biz nasıl giremiyoruz veya neden biz?”şeklindeki suçluluk, eksiklik hissi, utanç duyma, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı, bunaltı, sıkıntı, umutsuzluk, çaresizlik, gibi durumlar da vajinismustan kaynaklanabilir. Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi çifti dipsiz bir kuyuya doğru sürükleyebilir, umutlarını kırabilirve daha sonraki tedavi girişimlerini de güçleştirebilir. Bunalım ve sıkıntıya düşen çift kendilerine ve birbirlerine güvenlerini yitirebilir. Bu nedenle vajinismus tedavisindeki en önemli faktör çiftin kendilerine, cinsel terapistlerine ve uygulanan tedavi yöntemlerine karşı hissettikleri güvendir.

VAJİNİSMUSDA MUCİZE ÇÖZÜM YOKTUR!

Vajinismus, her ne kadar kadının sorunu gibi görünse de, aslında çiftin ortak sorunudur. Başlangıçta sorun genellikle ya görmezden gelinmekte ya da kendiliğinden düzeleceği düşünülerek sürekli ertelenmektedir. Tedaviye başvurma kararı verildiğinde ise çift, sihirli bir değneğin kendilerine dokunmasını ve hayatlarına sorunsuz olarak devam etmeyi arzu etmektedirler. Bu nedenle de hızlı ve mucize tedavilerde umut aranmaktadır. Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi, çiftin hem paralarının, hem enerjilerinin hem de umutlarının tükenmesine neden olmaktadır.

Vajinismusda çok sayıda hatalı ve yanlış tedavi uygulandığına tanık olmaktayız. Özellikle tek seansda çiftin muayenehanede cinsel ilişkiye sokulması, kızlık zarının ameliyatla alınması, genel anestezi altında cinsel birleşmenin yapılması, vajinaya botoks uygulanması, ilişki öncesinde alkol ve uyku hapı gibi maddelerin kullanılması, vajinaya buhar tutulması, sıcak suya oturmak ve kas gevşetici ilaçların kullanılması, lokal anestezi kremlerinin ilişki öncesinde vajinaya uygulanması gibi geçersiz ve işe yaramayan çözümler hem çiftlerin umutlarını kırmakta hem de sağlıklarına zarar vermektedir. Oysa ki vajinismusda çift fiziksel, duygusal ve zihinsel bir tedaviye gereksinim duyar. Günümüzde uygulanan ilk seçenek tedavi yöntemi ise vajinismusa özgü cinsel terapidir. Sorunun neden kaynaklandığı, geçmiş yaşam ve aile öyküleri, cinsel geçmiş, olumsuz travmatik yaşantılar, bireysel ve eşle ilgili özellikler açısından hiç kimse birbirine benzemez. Bu durumda herkese de standart bir tedavi uygulanamayacağından her çiftin tedavisi kendilerine özgüdür.

Sonuç olarak cinsel terapi; sorunun, bilişsel, davranışçı, dinamik ve/veya varoluşsal hangi model yada modellere girdiğinin tespiti ve o modellere dönük çifte özgü bütüncül bir yaklaşım ile tedavi edilmesidir. Tedavi süreci ise haftada 1 veya 2 seans olmak üzere toplam 8-10 seansdan oluşmaktadır.

Unutmayınız ki başlangıçta zor gibi görünen bu yol, içine girildiğinde oldukça kolay ve keyif veren bir yol haline gelebilmektedir.